Cesur Ol, Aksiyon Al!

By in Blog on 13/12/2014
Bir karar vermenin kararsızlıktan iyi olduğunu düşünenlerdenim. Evet, düşünmek için zaman kazanabilme manevraları yapabilme şansı varsa yapılmalıdır. Arkadaşım Gizem Şahan’ın da söylediği gibi konfor alanından çıkmayanlar ne olacağını bilemezler. Aslında düşünüyorum da hayatta karar verip de uygulamaya korktuğum konuların çoğunda aslında tüm riskleri hesap edip almışım. “Bu beklenti aslında zaten satın alındı, dolayısıyla artık bir etki beklenmiyor” diye bir ifade vardır ya para piyasalarında önemli bir kararın henüz çıkmamasına rağmen çıkmış gibi pozisyon alınası üzerine sarfedilir. İşte bunun gibi biraz…
Bu konuyu bence ilham verici bir biçimde ifade eden yazıyı paylaşmak istiyorum.

KURTAR BENİ! LÜTFEN!

Hep birilerini bekliyoruz, bir süper kahraman, bir kısmet, bir mucize… Hayatımızda değişmesini istediğimiz herşeyi kendimizden başka herşeye bağlıyoruz ve bekliyoruz…bekliyoruz….bekliyoruz….Kendi hayatımızın kahramanı olduğumuzun farkına varamıyoruz çoğu zaman. Peki ya ben size o beklediğiniz kahramanın kendi içinizde saklı olduğunu söylesem? Gülüp geçer misiniz, yoksa okumaya devam mı edersiniz? Çoğumuzun gerçek hayatta karşılaştığı zorlukları super kahramanın karşılaştığı ejderhalardan ya da sorunlardan daha az önemli olduğunu kim söylüyor? Ben değil:)

İşte bizi super kahraman olmaktan alıkoyan 7 davranış paterni:

1. Etrafımızdaki çağrıları görmezden geliyoruz.

“Heroes may not be braver than anyone else. They’re just braver 5 minutes longer. ― Ronald Reagan

Ünlü mitolojist Joseph Campbell (bkz: wikipedia) eski hikayeleri ve mitleri değerlendirerek bir çalışma yaptı ve bu çalışmada tüm kahramanların ilk aksiyonunun harekete geçmek olduğunu gördü. Yani çağrıya yanıt vermek. Eğer siz yapılan bir imdat çağrısına yanıt vermiyorsanız ve bu konuda bir adım atmazsanız, çok üzgünüm ama hayatımızda kahramanca bir şeyler de olamıyor. Buna konfor alanımızdan çıkmak da diyebiliriz:)

 

2. Hepimiz mutlu son bekliyoruz.

“And will I tell you that these three lived happily ever after? I will not, for no one ever does. But there was happiness. And they did live.” ― Stephen King

Eğer hayatımızda hedef, amaç ya da plan yoksa bu da çocukken okuduğumuz masallar gibi sonu hep iyi biten bir pembe toz bulutu olarak kalır. Masalların tarihçesini inceleyecek olursanız, aslında çocukları gerçek hayatla yüzleştirmek üzerinedir. Ben yeğenlerime okurken bazen hayretten ağzım açık kalıyor ve duraksıyorum, bu kadar acımasız mı hayat diye…İnanın masallar gerçeklerden daha acımasız çoğu zaman, sonunun iyi bitmesi onları daha az korkutucu yapmıyor maalesef. Siz yine de kışa gore hazırlanın, varsın bahar gelsin:)

 

3. Kurtarıcı olmaktan ziyade kurban olmayı seçiyoruz.

“We are all ordinary. We are all boring. We are all spectacular. We are all shy. We are all bold. We are all heroes. We are all helpless. It just depends on the day. ― Brad Meltzer

Siz istemedikçe kimse sizi kurtaramaz biliyor musunuz? Çok sert bir cümle oldu ama siz istemedikten sonra kimse sizi gerçekten de kurtarmayacak, öyle bir dünya yok maalesef. Istemeniz gerek, bedel ödemeniz gerek ki gerçekten değişmek ve bir şeyleri başarmak istediğimizi kendimize ispatlayalım.

 

4. Güçten etkileniyoruz fakat güçlü olduğumuza inanmıyoruz.

“You don’t need superpowers to be someones hero ― Ricky Maye

Hepimizin çocukken onlar gibi olmak istediğimiz kahramanları vardı. Benimkisi Red Kit’ti mesela:) En derinde belki hepimiz gizli bir gücümüz olsun isteriz, bizi diğer insanlardan daha özel ve daha güçlü yapan. Kendi hayatımızı ve başkalarının hayatını değiştirebilen, dünyayı değiştirebilen. Asıl gücün ne olduğunu bilmiyoruz çoğu zaman. O yüzden beyaz atlı prensi ya da uyuyan güzeli beklemekten ziyade kendi hikayemizin kahramanı, kendi filmimizin hem yönetmeni hem de baş oyuncusu olmamız gerekiyor. Neden mi? Çünkü bunu yapabilirsiniz ve hak ediyorsunuz:)

Yazının Tamamı İçin

(Visited 56 times, 1 visits today)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *